Nurgül Dalgıç

Davetsiz Misafir

2015 yılı Eylül ayında ailemle güzel bir Marmaris tatili dönüşü 1 hafta daha iznim vardı. Bu arada yaklaşık 2 yıldır ihmal ettiğim mamografi-ultra- son kontrolü için hastaneye gittim. Muayene sonrası davetsiz bir misafirim olduğunu öğrendim ve misafir sonuçta tanışalım bakalım ne istiyormuş diye düşündüm.

Doktorum koltuk altı lenf bezlerimin biraz büyük ve şeklinin de değişmiş olduğunu, aynı zamanda boynumun sol tarafında ve her iki kasık bölge- sindeki lenf bezlerinin de büyümüş olduğunu söyleyerek cerrahi biyopsi önerdi ve böylece misafirimizi araştırmaya başladık. Bu süreçte kendimde sağlık personeli olduğum için ister istemez sürekli bir şeyleri tekrar tekrar değişik kaynaklardan okumaya başladım.
İnternette bir yerlerde Kedi Tırmalama Hastalığı diye bir teşhis buldum ve bu hastalıkta lenf bezlerinin büyüye- bileceği yazıyordu. Evde bir kedimiz olduğu ve benim de başka hiçbir şikayetim olmadığı için bu olabilir diye düşündüm. Ama bizim kedimiz beni pek tırmalamazdı.
Oğlum bu arada bana “anne bu hastalık çıkarsa Cazibe’yi (kedimizin adı) göndermemiz mi gerekecek” dedi çok üzüldüm.“Hayır anneciğim bu geçici bir hastalıkmış önemli bir şey değil” dedim.

30 Eylül’de patoloji sonuçlarım çıktığında bizim misafirin pek iyi niyetli olmadığını ve adının Foliküler Lenfoma olduğunu öğrendik. Tabii ki şok oldum nasıl yani? Niye? Nerden çıktı şimdi bu? Onlarca soru soruyorum kendime kabullenmesi gerçekten zordu. Eşim sonuçlarımı alıp bir hocayla görüşmeye gideceğimizi söyledi ve doktorumla tanıştım. Odaya ilk girdiğimde kendimi o kadar çaresiz hissediyordum ki konuşu- lanlar rüya gibi geliyordu ve sanki ben o odada değildim.
Ama hocam bu hastalığı ve süreci o kadar basit ve pozitif cümlelerle anlatmaya başladı ki o zaman dinlemeye başladım. Kemik iliği biyopsisi ve birkaç tetkik daha yapılması gerektiğini eğer biyopsi sonucu normal çıkarsa sade- ce düzenli aralıklarla kontrol yapılarak devam edilebileceğini, aksi olursa bir kemoterapi süreci başlayacağını söyledi. O odadan çıktığımda kafamdakiler o kadar netleşmişti ki, davetsiz gelen bu misafiri geri göndermeye kararlıydım.
Ve yeni sonuçlarla birlikte 21 Ekim 2015 günü ilk kemoterapi sürecim başladı.
Kemoterapi tedavi- si sırasında tabii ki bazı sıkıntılarım oldu ama doktorumun bana söylediklerini hep yapmaya çalıştım. Kış mevsimi olmasına rağmen her gün yürüyüş yaptım, arkadaşlarım ile görüştüm, beslenmeme dikkat ettim.
İkinci kemoterapiden sonra boynumda ele gelen şişlik kaybolmuştu o zaman tamam dedim benim tedavim sonuç veriyor. Böylece 6 kür kemoterapi sonrasında 3 ay ara ile 8 doz idame tedavi sürecini tamamladım. Bu arada söylemeden geçemeyeceğim bunu gülerek anlatıyorum, benim saçlarım normalde düzdü kemoterapiden sonra 45 yaşında kısa süreli de olsa dalgalı saçlarım oldu.
Bu süre içinde elimi hiç bırakmayan can yoldaşım eşim, biricik oğlum, canım ailem, kardeşlerim, yeğenlerim ve dostlarım bana çok destek verdiler, hiç yalnız bırakmadılar. Böyle zamanlar insanın daha çok düşünmesine neden oluyor ve ben bu süreçte çok şanslı olduğumu hayatıma ne kadar güzel insanların girmiş olduğunu bir kez daha anladım.
Çok değerli olan hocama ve diğer doktorlarıma, kemoterapi ünitesinde çalı- şan meslektaşlarıma, tabii ki aileme ve can dostlarıma çok teşekkür ediyorum. Şu anda hiçbir şikâyetim yok Allahım’a şükürler olsun. Halen tedavisi devam eden hastalarımıza acil şifalar diliyorum ve sevdiklerinize sıkıca sarılın bakın o zaman her şey daha kolay olacak diyorum.

Nurgül Dalgıç

Kategori Ben de Kanseri Yendim



İlişkili Makaleler


Cep telefonu melek mi şeytan mı?

Cep telefonu melek mi şeytan mı?

Cep telefonları… Hayatımızın vazgeçilmez parçaları… Her gün sabah kalktığımız andan gece yatana kadar hem iletişim aracı olarak kullanıp hem de...



Bir cevap yazın